baslik1.jpg (7323 bytes)      

market2.gif (15838 bytes)


10 ARALIK 2001      SAYI: 436

baslik2.jpg (10108 bytes)

 Site İndeksi

Haberler

Köse yazıları

Politika kazanı

Kunye

Resmi telefonlar

Biraz Gülelim


BİRAZ GÜLELİM

Papağan ve İsa
Adamın biri evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasını görür.
Bir bakar ki 3 milyar küsür lira fatura.
Beyninden vurulmuşa döner.
Hemen ayrıntılı fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamın arkadaşlarına ve dostlarına aittir.
Adam "Bu nasıl olur? Ödeyeceğiz mecburen" der. O sırada gözü papağanına takılır. Bir an tereddüt eder.
"Yok canım hayvancağızın günahını alıyorum" der içinden. Ama şüphe de devam etmektedir. "Ya yapmışsa", "Yok, yok yapmamıştır...."
Gece papağanı gözetlemeye karar verir.
Papağan kafesinden çıkar ve telefonun başına gidip rehberi açar, adamın arkadaşlarını tek tek arayıp saatlerce konuşmaya başlar. Adam sinirden çıldırmış bir şekilde papağanı yakalar ve kanatlarından duvara çiviler.
Papağan çarmıha gerilmiş bir vaziyette duvarda asılı kalmıştır.
Adam sinirle papağanı azarlar;
- "Bir hafta burada asılı kal da aklın başına gelsin. Çek bakalım cezanı!"
Adam gider. Papağan bir bakar karşı duvarda çarmıha gerilmiş İsa durmakta.
Hemen muhabbet koyulur;
- "Birader sen ne kadardır buradasın?"
- "2000 yıldır buradayım" der İsa.
Papağan hayretler içinde kalmıştır;
- "Ohaaaa! Nereyi aradın lan böyle?"

KARINCA İLE AĞUSTOS BÖCEĞİ
Bir varmış, bir yokmuş,
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, eski memleketlerden birinde bir karınca ile bir ağustos böceği yaşarmış. Karınca çalışkan mı çalışkan, ağustos böceği dalgacı mı dalgacıymış.
Yaz mevsiminde karınca devamlı çalışmış, didinmiş, kışlık yiyecek toplamış.
Ağustos böceği çalmış, söylemiş, elini işe sürmemiş.
Karınca bir gün ağustos böceğine :
"Yahu ağustos böceği kardeş, sen böyle dalga geçip duruyorsun ama yakında kış gelecek, o zaman ne yapacaksın? Bir süre sonra yiyecek bulamayacaksın." demiş.
Ağustos böceği de :
"Boşveer, o gün gelsin, düşünürüz." diye cevap vermiş.
Günler hızla geçmiş, kış gelmiş çatmış. O memleketin o güne dek gördüğü en sert kışmış.
Dışarıda lapa lapa kar yağarken karınca sıcak yuvasında çayını yudumlayıp,
yiyeceklerini biriktirmiş olmanın keyfini çıkarıyormuş.
Birden kapı çalınmış. Karınca gidip kapıyı açmış, bir bakmış karşısında Ağustos Böceği.
Ağustos Böceği'nin üzerinde bir kürk.... Arka tarafta onu bekleyen bir limuzin...
-Hayrola, demiş karınca, bu ne hal? Başına talih kuşu mu kondu?
-Eh, onun gibi bir şey işte... Yazın bir yerlerde çalıp söylerken menajerin biri beni keşfetti. Meşhur oldum. Simdi de Paris'e turneye gidiyorum da, bir isteğin var mı diye sormak için uğramıştım.
-Evet, var.. Şimdi sana Paris'te bir adres vereceğim. Bu adreste bir adam oturur, Adı La Fontaine. Ona benden selam söyle, o anlar.

KÜPELERİ DE VAR
Kuyumcunun biri Vatikan'a gider. Papa'nın huzuruna çıkar.
Tam el öpecekken gözü Papa'nın tek taş yüzüğüne takılır.
Papa :
- Hadi be adam, öpsene.
Adam :
-Özür dilerim Papa hazretleri, mesleki merak, yüzüğünüz muhteşem.
Bunun üzerine Papa adama yaklaşmasını işaret eder ve kulağına şöyle der :
-Bunun bir de küpeleri var ama takmama izin vermiyorlar.



YANIKOĞLU II

HİZMETİNİZDE

YANIKOĞLU SÜPER MARKETİN İKİNCİ MAĞAZASI AÇILDI

(Eski Mavi Market)

baytak.gif (9634 bytes)

 

ismetbaytak@hotmail.com

bergamakuzeyege@hotmail.com

 

 

berg-int.jpg (4556 bytes)

 

cizgi1.jpg (425 bytes) cizgi2.jpg (579 bytes) cizgi3.jpg (545 bytes)

HER SALI GÜNCELLENİR