baslik1.jpg (7323 bytes)      

market2.gif (15838 bytes)


15 NİSAN 2002      SAYI: 460/461

baslik2.jpg (10108 bytes)

 Site İndeksi

Haberler

Köse yazıları

Politika kazanı

Kunye

Resmi telefonlar

Biraz Gülelim


ESTETİK ÜZERİNE


Alime Yalçın Mitap*


"Estetik" terimi ilk kez 18.yy'ın ortalarında Alman filozof Buamgarten tarafından kullanılmıştır. Yunanca'daki "aisthesis" sözcüğünden gelmektedir. "Duyarlığı" yani "duyularla algılama yetisini" anlatır.
Buamgarten "estetik" sözcüğünü, felsefenin araştırmakta olduğu bir alanı belirtmek için kullanılmıştır.
18. yy'ın sonlarından itibaren, estetik denince artık, kendisin felsefeden ayırmış, kendi araştırma alanına kavuşmuş bir bilimsel disiplin anlaşılıyordu.
Bu noktaya kısa sürede gelinmemiştir. Bu bilim kapsamına giren sorunlar çok daha önceleri araştırılmaktaydı. Estetiğin kökeni 2500 yıl öncesine, antik çağın derinliklerine kadar gider.
Estetiksel bilinç, tarihsel süreç boyunca sık sık değişimlere uğramış, yeniden düzene konmuştur. Estetiksel duyarlılık, insanlığın uzun süren gelişmesinin ve "kendini yetiştirmesi"nin sonucu oluşmuş ve giderek artmıştır.
Estetik biliminin başlıca konusu "güzellik"tir. Ancak, çekici, zarif, kahraman, yüce, dramatik ve bunların karşıtları olan çirkin, bayağı ve komik gibi başka "estetik değerleri"de vardır. Bir insanın güzelliğinden söz ederken, o insanın bedensel yapısından başka, zihinsel dünyası ile davranışlarından da söz ediyoruz demektir.
Salt bedensel yapıya indirgenecek olan güzellik biyolojik bir soruna dönüşür. Oysa bu anlamda insan güzelliğinin belirli ölçüleri, kalıpları yoktur. Bir Avrupalıya göre güzel olan, bir Afrikalıya göre çirkin olabilir.
Ancak ırkçı bir estetik bir ırktan insanın güzellik ölçülerini mutlaklaştırıp, başka ırktan olanların yüz ve vücut biçimlerine, ten rengine "çirkin" diyebilir.
Doğa varlıkları yaratırken birini "çirkin", diğerini "güzel" diye yaratmamıştır. Bu estetiksel değerlendirmeyi yapan, insanın kendisidir.
İnsanlar, algılamış oldukları bir nesne ile kendi idealleri arasında bir uygunluk gördükleri zaman o nesneyi "güzel" bulurlar; idealleriyle çelişen, bunlara yabancı düşen bir nesne görürlerse, bu kez de, bu nesneyi "çirkin" olarak değerlendirirler.
Örneğin, ceylanı "güzel" buluruz; fok balığını ise "çirkin" olarak değerlendiririz. Ceylandaki alımlı duruş ve incelik, insanlar için (genelde) ideal niteliklerdir. Oysa fok balığının yapısı ve hareketleri yaşam idealimizle çelişir. Onu "hantal" ve "biçimsiz" buluruz. Fok balığı avıyla geçinen eskimolar için ise durum farklıdır.
Onlar, yaşamlarını borçlu oldukları fok balıklarını güzel bulurlar. Çağlar boyunca insanlığın benimsediği estetiksel değerler hep değişime uğramıştır. Her dönemde insanlar nesneleri kendi idealine uygun olup olmamasına göre, güzel yada çirkin, komik yada trajik, yüce yada bayağı vb. gibi farklı kategorilerde değerlendirmiştir.
Tüm dünya kültür tarihine bakıldığında, beğeni ölçülerinin "göreli" (relative) olduğunu görürüz. Her insanın beğenisi bir başkasınca hep ya iyi yada kötü, sağlıklı yada değil diye değerlendirilegelmiştir. Bu ölçüler durmaksızın değişirler ve aynı dönem içinde, çeşitli ulus ve sınıflara göre dahi farklılıklar gösterirler. Yıllar geçtikçe kimi değerler yiter; yerine yenileri oluşur. Geçmişten bugüne doğru alınan yolda öyle görünüyor ki, donup kalmış ilişkiler, görüşler, tabular zamanla parçalanıp, tarihin çöplüğüne atılıyor ve insanoğlu giderek her şeyi daha yansız ve net görmeye başlıyor.

(*) Mülkiyeli ressam, yazar.

Kaynakça
LUKACS, Estetik
A.ZİSS, Estetik
KAGAN, Estetik ve Sanat,



YANIKOĞLU II

HİZMETİNİZDE

YANIKOĞLU SÜPER MARKETİN İKİNCİ MAĞAZASI AÇILDI

(Eski Mavi Market)

 

 

ismetbaytak@hotmail.com

bergamakuzeyege@hotmail.com

 

 

berg-int.jpg (4556 bytes)

 

cizgi1.jpg (425 bytes) cizgi2.jpg (579 bytes) cizgi3.jpg (545 bytes)

HER SALI GÜNCELLENİR